Türkiye ve İnternet Kullanımı

“İnternette Avrupa’ya yetişemiyoruz”  son zamanlarda yapılan raporda Türkiye’nin internet kullanımı açısından Avrupa’ya kıyasla ancak yarısına erişilebildiğini söylüyor.İnternet ülkemize geç ulaşması altyapısının yapılması gibi faktörleri için işine koyarsak Türkiye internet kullanımında büyük bir artış ve başarı göstermiş durumdayız da denilebilir.

Devlet Planlama Teşkilatı ”Bilgi Toplumu İstatistikleri 2010” raporuna göre geçtiğimiz yıl Türkiye’de tüm nüfus içerisinde internet kullanım oranı yüzde 34’de kalırken, AB’de bu oran 2 kat fazla, ortalama yüzde 67 olarak gerçekleşti.

Rapora göre düzenli internet kullanımı, hanelerde internet erişimi ve genişbant internet sahipliği konularında da AB, internet servis sunumunda rekabet ortamının bulunmadığı Türkiye’ye 2 kat fark atmış durumda ve bu fark da geçen zamana karşın kapanmıyor.

Rapordaki bir başka çarpıcı veri, “eğitim şart” dense de bu eğitime bilgisayarların araç olarak dahil edilememesi. Okullarda bilgisayar başına düşen öğrenci sayısı hala son derece yüksek. Genel anlamda internet kullanımı için olaya baktığımız yere göre de değerlendirmek lazım.Avrupa, ABD, Uzak doğu 2.Dünya Savaşı’nda sonra sanayileşme ve bilişim teknolojileri konusunda büyük işler başararak günümüzde kullandığımız teknolojileri ürettiler.Türkiye ve Ortadoğu ülkeleri savaşa katılmamasına rağmen gerek iç çatışma gerek istikrarsız yönetimler sonucu bilişim teknolojileri, ürünleri 80li 90 lı yıllarda ülkemize girebilde o da üretim olarak değil ithal mallar olarak!

Şu anki durum itibariyle tüm ülkeye yayılan internet ve diğer bilişim teknolojileri benimsenmekte ve kullanımı hızla artmaktadır.Kullanım oranı gelişmiş ülkelere nazaran az da olsa özellikle yeni nesil tarafından çok iyi benimsenmiştir.Zamanla bu oranın artması bu teknolojilerin benimsenmesi ve kullanımı daha kolay ve hızlı olacaktır.

Şoförsüz Otomobiller

        Şoförsüz otomobil ile deneme sürüşlerinde 224 bin km yaptı.Google, kendi kendisini sürebilen sürücüsüz otomobilleri California yollarında binlerce kilometrede başarıyla test ettiğini açıkladı.Google ın harita ağını bilmeyen yoktur.Google earth sayesinde gideceğimiz yerleri online uydu görüntüleri sayesinde rahaylıkla bulabilmekteyiz.Google bu tecrübesini arabalara aktarmaya çalışıyor.
        Bilim kurgu filmlerinde rastladığımız bu gibi gelişmeler teknoloinin ilerlemesiyle bir bir gerçekleşiyor. 

        Yazılım mühendisi Sebastien Thrun, kendi kendisini sürebilen otomobilleri Google’ın resmi resmi blogundan duyurdu. Diğer araçları görmek için üstünde video kameralar, radar sensörleri ve lazer menzil ayarlayıcıları bulunan otomobiller yapılan deneme sürüşlerinde 224 bin kilometreden fazla yol katetti.
        Şoförsüz test otomobilleri, San Francisco’nun Golden Gate Köprüsü, kentin meşhur inişli çıkışlı sokakları ile Google’ın ofis binaları ve Tahoe Gölü arasında sürüş yaptılar.
        Google mühendisleri New York Times gazetesine, otoyollarda bu araçların hiçbir kazaya karışmadan gidip geldiklerini, sadece bir kez bir otomobilin trafik ışıklarında başka bir araca hafifçe arkadan çarptığını anlattı.
        Stanford Üniversitesi Bilgisayar Bilimi ve Elektrik Mühendisliği Profesörü Thrun, yürüttükleri projede güvenliğin öncelikli olduğunu belirterek, deneme sürüşleri yapılan otomobillerin kat ettiği yolların önceden gerçek sürücüler tarafından belirlendiğini, sonra da polise bildirildiğini vurguladı.
        Dünya Sağlık Örgütü’nün rakamlarına göre her yıl trafik kazalarında dünyada 1,2 milyondan fazla kişinin öldüğünü hatırlatan Thrun, geliştirdikleri teknolojinin bu sayıyı azaltabileceğinin, belki yarıya indirebileceğinin altını çizdi.Profesör Thrun, projenin henüz deneme aşamasında olmasına karşılık, ileri bilgisayar bilimi ve teknolojisinin gelecekte ulaşımın nasıl olacağını göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Gelecek heyecan veriyor” dedi.

Yaz Saati Uygulaması Sona Eriyor! NEDEN ?

        31 Ekim Pazar günü saat 04.00’te saatlerin  1 saat geri alınmasıyla sona erecek.

        Her sene tekrar eden bu uygulama neden yapılıyor sorusuna enerjiden yıllık şu kadar verim sağlıyoruz türünden cevaplarla karşılaşıyoruz.Biraz daha içini irdelersek yaz ve kış saatlerinin bir çok kişiyi olumlu yada olumsuz etkilediğini rahatlıkla görebilmekteyiz.Kimileri yaz saati uygulamasından enerjinin çok kullanıldığı görüşünde kimiside kışın akşam üzeri 17.00 sularında lambaları açmaktan sıkıntılı.

        Bu uygulama 1700 ‘lü yılların sonların ortaya atılmış o zamanın durumuna göre akşamları mum harcamları göz önüne alındığında bir fikir olarak ortaya atılmıştı.Fakat günümüzde sadece akşamları lamba yakılması konusuna indirgemek çok yanlış olacaktır.Örneğin kış saati uygulamsıyla insanlar psikolojik olarak akşamları havanın erken kararması sonucu evlere kapanıp daha fazla elektrik tüketimine gidirek çeşitli uygulamalar yapmak istiyecektir.

        Bu konunun bu kadar basite indirgenip sabahları gün ışığından yararlanma adını yapıldığından söylenmesi uygun olmayacağı kanağatindeyim.Bu konu hakkında bir sonuca varılması içinde geçen senelerde düşünülen sabit bir saat diliminde kalınması yönünde çalışmalar da yeterince yapılamamış gibi gözüküyor.

Renault Elektrikli Otomobil Fiyatlarını Açıkladı

        Paris 2010 otomobil fuarına damga vuran elektrikli araçlar kategorisinde Renault elektrikli otomobil fiyatlarını açıkladı.Resmi sitesinde alınan bilgiye göre ;

        Eksiksiz bir elektrik motorlu araç gamı sunan Renault, otomobil tasarımında ve kullanımında yeni bir çığır açıyor. %100 elektrikli araç herkes için kullanımda Sıfır Salımlı ulaşım olanağının sunulmasını sağlayan tek çözümdür. Renault eco² çevre politikası ile uyumlu olarak, Renault Z.E. elektrik motorlu araçları çevre konusunda devrimsel nitelikte ilerlemeler sağlamak üzere büyük miktarlarda satışa dönük olarak geliştirildi.
2011 ortalarında satışa sunulacak olan ürün gamının ilk iki modelinin fiyatları (batarya hariç), vergi teşviki sağlayan ülkelerde eşdeğer termik versiyonlarla, daha önce açıklanmış olduğu gibi, karşılaştırılabilir düzeydeler.

Renault Fluence Z.E.:

• Fransa’da anahtar teslimi 21 bin 300 €’dan itibaren (batarya hariç, 5 bin €’luk vergi teşviki dahil),
• Avrupa’da (batarya hariç) yürürlükteki KDV’ye göre, vergi teşviki hariç yaklaşık 26 bin € anahtar teslimi fiyatla satılacak.

Renault Kangoo Express Z.E.:

• Fransa’da net 15 bin €’dan itibaren (batarya hariç , 5 bin €’luk vergi teşviki dahil),
• Avrupa’da net 20 bin €’dan itibaren satılacak (batarya hariç, vergi teşviki hariç).

Bu satış fiyatına bataryanın kira bedelini içeren bir abonman ücreti de ekleniyor:

• Renault Kangoo Express Z.E. için net 72 €
• Renault Fluence Z.E. için net 79 €

Bu fiyatların açıklanmasıyla Renault, Kangoo Express Z.E. ve Renault Fluence Z.E. rezervasyonlarını açıyor.

Renault, aynı zamanda diğer iki %100 elektrik motorlu modelini de tanıtıyor: Renault Twizy ve Renault ZOE Preview. Renault, bu araçlarla 2011 yılının ikinci yarısında ve 2012 ortalarında satışa sunulacak olan seri modelleri temsil eden tasarımı günışığına çıkarıyor.

Değerlerine bağlı olan Renault, kalite, güvenlik, iç mekân genişliği ve konfor alanlarında markanın standartlarına uygun elektrik motorlu araçlar sunacak. Buna paralel olarak, Renault, Renault Z.E. modellerinin pazara sunulması aşamasında uygulamaya konacak olan şarj altyapılarının geliştirilmesi konusunda da çalışmalar yapıyor. Geniş halk kitlelerinin kullanımına dönük elektrik motorlu aracın gerçek olması için, Renault-Nissan İttifakı, kamu kurumları, enerji şirketleri ve örneğin Better Place gibi diğer çözüm ortaklarıyla çok sayıda işbirliği anlaşmaları imzaladı. Bugün itibariyle dünyada toplam 63 anlaşma imzalandı.

Renault’nun Renault Z.E. ürün gamı, 2011 ortasında satışa sunulmasından önce bile yollarda görülebilecek. Bu yılın sonundan itibaren ve 2011 ortasında halka satışına kadar, Renault çözüm ortaklarının hizmetine 600’ün üzerinde prototip araç verecek ve bu araçlar 10 ülkede pilot operasyonlar çerçevesinde test edilecek.

Daha fazla bilgi için:Renault

New York “Kıyamet Binaları” Projesi

        İki genç Türk mimarın fütüristik ‘kıyamet’ binaları, ünlü popüler bilim dergisi Popular Science’ın kapak konusu oldu.Şehrin sular altında kalması durumunda New Yorkluları kurtaracak projeye göre, 2.5 milyon insan, 70 metre yükseklikte kübik evlerde yaşayacak.

        Proje, bilim insanlarının öngördüğü üzere 2080 yılında denizin yükselip New York’u sular altında bırakması senaryosuna dayanıyor. Bu öngörülerek üretilen projeler arasında iki genç Türk mimarın eseri ‘City(E)Scape (Şehirden Kaçış) dikkat çekiyor.

        Sinan Günay 1986 doğumlu ve İTÜ mezunu genç bir mimar. Günay ile aynı yaşta olan Mustafa Bulgur da İTÜ mezunu. Hürriyet gazetesine konuşan Günay, “Bizimkisi iddialı ve spekülatif bir projeydi. Bir tür bilimkurgu gibi. Dolayısıyla, Populer Science gibi bir derginin bizim projeyi kapağına taşıyacağını ummuyorduk” dedi. 


        Günay-Bulgur ikilisinin projesi, New York’ta gökyüzüne yerleştirilecek 600 bin prefabrik ev öngörüyor. Amaç, 2.5 milyon insanın her türlü ihtiyacını karşılayarak yaşayabilmesi. Günay ve Bulgur anlatıyor: “Söz gelişi, 2080’de sıcaklık çok artacağı için ısıyı enerjiye dönüştürecek sistemler öngördük. Su ihtiyacı da denizden karşılanacak. Evler bir anlamda sığınak olacak. Zaten gelecekte New Yorkluların minimum hacimlerde yaşamak zorunda kalmaları büyük olasılık. Bu nedenle bütün birimleri kendine yetecek şekilde tasarladık. Fazla su ve elektriği de paylaşacaklar.”

        75 metrekarelik evler çok hafif titanyum levhalardan yapılacak, yine çok hafif karbon nanotüplerle ve güçlü elektro mıknatıslarla birbirine tutturulacak. Her ünitenin kendine ait ‘tarım modülü’ olacak. Bu modüllerde sebze ve meyve yetiştirilecek. Bir su tankı 20 bin litre içme suyu taşıyabilecek. Tankın içindeki mekanizma, denizden çekeceği suyu tuzundan arındırarak içme suyu haline getirecek. Kablolara asılı evler, bütün ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilecek donanıma sahip olacak. 


Kaynak:ntvmsnbc

Google TV Sitesi Açıldı

        Google TV haberleri üzerinde konuşulmaya devam ederken google tv resmi internet sitesini açtı.Google’ın son yeniliği  Google TV,  kendisine ait bir web sitesi ile kullanıcılarının karşısına çıkıyor.Bu servise ait geniş ve detaylı bilgiler bulunuyor.

        Bu  servisin en önemli amacı, tüm interneti televizyola entegre edebilmek.Google arama motorunun televizyonunuza entegre olmasıyla birlikte televizyonunuz da tam anlamıyla bir multimedya platformuna dönüşüyor olacak.

Google TV Resmi internet sitesine girmek için tıklayınız

Wireless Sifre Kırma!

        Kullanımı hızla artan kablosuz ağ teknolojileri sayesinde wireless özelliğine sahip cihazlarla istediğiniz yerden internete girmenin keyfini yaşıyoruz.

        Wireless özellikli cihazların yaygınlaşması sonucu kişisel kullanıcılarda evlerinde işyerlerinde kablosuz modemleri tercih etmeye başladılar.Teknolojinin ilerlemesi hayatımızı bir çok zaman kolaylaştırır ancak bazı zamanlarda da bizi zor durumlarda bırakabilir!

       Kablosuz modemler ile internete girmek için kablosuz modemin etkin alanında olmanız yeterli olacaktır.İnternet erişimi için size bir şifre sorar şifreyi girersiniz veya sormadan direk internete bağlanmanıza izin verirler.Kablosuz modemlerin bir diğer özelliğide kablolu modemlerde sınırlanan port sayısına göre interneti dağıtmak yoktur.Cihazdan cihaza değişeceği gibi 20 30 gibi kullanıcıyı destekleyebilmektedir.Her şey güzel de kablosuz modemin etki alanında sizden başkalarıda olma ihtimali yüksek!Aklınıza hemen modeminize koyduğunuz şifre gelebilir fakat bu konuda sizlere anlatmak istediğim konuda bu.Şifreniz kolayca kırılabilir ( 1 kaç saat ) kişisel bilgilerinize ulaşılabilir, sizin internetinizin üzerinden başınızı derde sokacak işler yapılabilir!

       İnternet ortamında kablosuz modem şifreleri kırmanın yollarını anlatan onlarca siteler mevcut.Hatta basılı yayın olarak dergilerin ekleri olarak verildi bu tür bilgiler!İnternet ortamında bir çok saygın siteler diyebilceğimiz sitelerde bu tür bilgileri sitelerinde verebiliyor.Anlatmak istediğim şifre kırmak ile ilgili bilgiler internet ortamında rahatlıkla bulunabiliyor.Sizlere burada bazı kısa öneriler sunarak şifre kırma işini kısmende olsa zorlaştıracak yöntemler göstererek bu konuda da aydınlanmazını istiyorum.

  •         İlk olarak kullandığınız kablosuz modeminizin şifresi yok ise mutlaka bir şifre koyarak işe başlayın.
  •         Modeminize koyacağınız şifreleme türü WPA olarak koyunuz.Çoğu kimseler WPA şifre kırmanın yollarını bilmemektedir.Genellikle WEP şifre kırma töntemleri anlatılıyor, uygulanıyor.
  •        Koyacağınız şifre 123456  654321 gibi sıralı sayılar, doğum tarihleri telefon numaraları gibi sayılardan oluşturmayınız.Oluşturacağınız şifreler sayı harf karakterlerden harmanlanan şifre oluşturmayı tercih ediniz.Böylelikle kırma işlemini zorlaştırırsınız karşı taraf içinde yıldırma bir haraket olmuş olur.

        Bu kısa önerileri uyguladığınız taktirde tamamen güzvenliği sağlayamazsınız ama bir çok kişinin şifrenizi kırmaya çalışmasını engellemiş, yıldırmış olursunuz.